Japonya'da para politikası ve kur savaşları

2016 yılının ocak ayı içerisinde gösterge faiz oranını -0,1'e indirerek 2003'ten beri uygulanmakta olan sıfır faiz politikasından negatif faize geçen ve piyasaları şaşırtan Japonya

Tarih: 13.10.2016 16:54
JAPONYA'DA PARA POLİTİKASI - KUR SAVAŞLARI

Dr.Zeynep Cireli

2016 yılının ocak ayı içerisinde gösterge faiz oranını -0,1'e indirerek 2003'ten beri uygulanmakta olan sıfır faiz politikasından negatif faize geçen ve piyasaları şaşırtan Japonya Merkez Bankası (BOJ) bankaların kendi nezdinde tuttuğu rezervlere faiz vermeyeceğini, üstüne onlardan para alacağını söylemiş oldu. Böylece BOJ bankaları parayı kendisine getirmeden piyasalara ucuz fon sağlamaya teşvik etmişti. Bunun amacı ise paranın bollaşıp, harcamaların artarak ekonominin canlanmasını sağlamaktı. Japonya bunu başardı mı? Evet büyümenin son yıllarda bu politika ile birlikte yeterli olmasa da yukarı yönde bir trende girdiğini söyleyebiliriz (Grafik: 1). Japonya'nın bir diğer amacı da düşük faiz oranları ile parasına değer kaybettirerek dış ticarette avantaj sağlamak, net ihracatını arttırmaktı elbette.
Japonya dün yeni para politikası çerçevesini açıkladı. Buna göre: 1) Banka rezervlerine uygulanan yüzde -0,1 faizi değiştirmedi, 2) Yıllık 80 trilyon yen (781 milyar dolar) tutarındaki devlet tahvili alımlarına devam edilerek parasal genişlemenin süreceğini, 3) Artık parasal tabana ilişkin resmi hedefi olmayacağını, 4) Parasal taban hedefi yerine, getiri eğrisinde uzun vadeli faiz oranlarını (10 yıl vadeli devlet tahvili getirileri) sıfıra yakın tutmayı sağlayacak kadar tahvil alımı yapacağını açıkladı. Böylece BOJ, para politikasında genişlemeci yaklaşımın süreceği bir çerçeve çizerken, para politikası araçlarının kullanımında değişiklik de yapmış oldu. Sıfır yerine daha ileri gidilerek negatif faizle ekonomik canlanma teşvik edilmeye çalışıldı.
JAponya'nın doğru politikalar uygulayıp uygulamadığını analiz ederken ekonomik geçmişine bir göz atalım. 1950-1973 yılları arasında Japon mucizesi gerçekleştirerek ortalama yüzde 7,4 büyüyen Japon ekonomisi 1973-1991 yılları arasında ise ortalama olarak yüzde 4 büyümüştü. Bundan sonraki dönemde 1990'ların çöküşü başladı ve 1991-2002 arasında büyüme oranı yüzde 1'in altına düştü. 1990'da yüzde 2'ler civarında seyreden işsizlik de 2002'de yüzde 5,4'e yükselmişti. 1995'ten sonra Japonya deflasyon yaşamaya başladı ve uzun süre düşük büyüme, deflasyon sarmalından kurtulamadı.
Japonya'nın ekonomik çöküşü 1990'larda borsa endeksinin düşüşü ile başlamıştı. Japonlar, ABD gibi para politikası ile buna cevap vermek yerine kamu harcamalarını arttırdılar ve aşırı yükselen kamu borcu/GSYİH oranı 2006'da yüzde 90'lardan 2012'de yüzde 250'lere yükseldi. Para politikası tedbirlerine ise 1996 gibi çok geç bir tarihte başvurularak faiz oranı yüzde 8'lerden 1'e çekildi. Bu tedbir ekonomide istenilen etkiyi yaratamadı, likidite tuzağına düşüldü ve deflasyon sürdü. Aşırı artan kamu borcu ile başedemeyen BOJ 2003'te sıfır faiz oranı açıkladı. Bununla reel faiz oranı beklentilerinin düşürülmesi ve harcamaların arttırılması hedeflenmişti.  Bankalarda batık kredilerin ayıklanmasından da sonra ekonomide 2000'lerde canlanma başladıysa da düşük büyüme-deflasyon sorunu devam etti.



Gevşek maliye politikaları ile bir yere varamayan, aşırı kamu borcu altına giren ülkede, 2012'de yeniden seçilen Abe hükümeti, artık ABD ve İngiltere gibi tahvil alımları yoluyla gevşek para politikalarına başladı. Grafikten de izlendiği gibi Japonya'da bu dönemde büyüme göreceli olarak hızlanıp yukarı doğru trende girmiştir. Artık deflasyon yoktur, Japonya'da pozitif enflasyon başlamıştır, ancak halen düşük seyrettiği için BOJ, yüzde 2 enflasyon olana kadar gevşek para politikalarının sürdürüleceğini açıklamıştır.



Sözkonusu dönem aynı zamanda 2008 sonrası küresel kriz dönemi olduğundan BOJ'un eksi faiz uygulaması ile bir diğer hedefi de Japon yeninin değerini düşürerek ihracatı arttırmak ve dış taleple büyümektir. 2003'te faizin sıfıra çekilmesinden sonra Japon ihracatı artış eğilimine girmiştir. Ancak, krizde düşen toplam ihracat, 2009 sonrasında yeniden toparlanmaya başladıysa da, istenilen düzeye ulaşamamıştır. 2012 sonrasında Abe'nin gevşek para politikaları ile yenin değerini düşürme çabaları bu anlamda yetersiz kalmış görülmektedir . Özellikle 2015'te Çin'in parasının değerini düşürerek dış ticarette fiyat avantajı yaratmasından sonra Japonya bu en önemli rakibine karşı (diğeri de Kore'dir) piyasa kaybetmiştir. Bu nedenle 2016 başındaki eksi faiz politikası ile sürdürülen gevşek para politikalarının bir nedeni kur savaşlarıdır. Her bir ülke dış ticarette fiyat avantajı yaratarak dış taleple büyümeyi güçlendirmeyi hesaplamaktadır.
Halihazırda Japonya'nın uyguladığı politikalar doğru yönde ise de, geçmişte Japonya 1990'larda para politikası aracını kullanmakta geç kalmış, anılan politikayı uygulanmaya başladığında da yetersiz ve tereddütlü kalınmıştır. Bu durum ABD'nin Büyük Bunalımdaki hataları ile benzeşmektedir. Bu yüzden kamu borcu aşırı artan ülke şimdi büyümenin yanı sıra bir de yüksek kamu borçları ile başetmek durumunda kalmakta, kimi zaman iki politika aracı kullanımı birbiri ile çelişmektedir. Olumlu olması beklenen sıfır faiz politikasının etkilerini önümüzdeki dönemlerde birlikte göreceğiz..


Tarih: 13.10.2016 16:54
Yorum Bırak