28 ŞUBAT POST-MODERN DARBESİ

REFAH-YOL Hükümeti’nin denk bütçe ve havuz sistemi oluşturarak işçi, memur, askeri personel ve emekliye yüksek oranda zam yapmasına rağmen; üniversiteler (rektörler), sendikalar (beşli çete), basın, sivil toplum kuruluşları ve siyasiler, el

Tarih: 22.02.2019 17:23

28 Şubat Post-modern Darbesi ve Siyasilerin Tutumu


Siyami Akyel


REFAH-YOL Hükümeti’nin denk bütçe ve havuz sistemi oluşturarak işçi, memur, askeri personel ve emekliye yüksek oranda zam yapmasına rağmen; üniversiteler (rektörler), sendikalar (beşli çete), basın, sivil toplum kuruluşları ve siyasiler, el birliğiyle ordunun postmodern darbe girişimine açıkça destek vermiştir.

Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan, MGK toplantısında alınan kararların anti-demokratik ve yasadışı olduğunu ilan için siyasi parti liderleriyle görüşmüş fakat sonuç alamamıştır. Yine kararları TBMM’ye getirerek burada tartıştırmak istemiş, hükümet ortağı Tansu Çiller’in destek vermesine rağmen TBMM Başkanı Mustafa Kalemli, “MGK kararlarının muhatabı hükümettir. Kesinlikle bunları Meclis’te tartıştırmam” diyerek buna engel olmuştur.

28 Şubat 1997 tarihinde Milli Güvenlik Kurulu’nda alınan kararlar, Başbakan Necmettin Erbakan tarafından sadece açıklama bölümü imzalanarak 5 Mart 1997 tarihinde incelenmek üzere Bakanlar Kurulu’na ve TBMM’ye gönderilmiştir. Erbakan, kararları imzalamayarak süreci uzatmak istemiş, MGK kararları iki ay boyunca Bakanlar Kurulu toplanamadığı için burada görüşülememiştir. Mustafa Kalemli’nin konunun TBMM’de görüşülmesine karşı çıkmasından sonra kadük kalmıştır.

Dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan, Erbakan Hocanın MGK toplantısından sonra burada alınan kararların demokrasiyi tehdit eder nitelikte olduğunu söylediğinden bahseder ve bunun Meclis çatısı altında deklare edilmesi için siyasi parti liderleriyle görüşmeyi planlayarak 1 Mart’ta Mesut Yılmaz, Deniz Baykal ve Bülent Ecevit’i ziyaret ettiğinden, birlikte hareket edilmesi gerektiği yönünde irade ortaya koyduğundan, ancak siyasilerin buna sıcak bakmadığından; siyasilerin yeterli tepkiyi göstermemesinin askerleri daha da cesaretlendirdiğinden bahseder.

28 Şubat sürecinde Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, muhalefet liderleri Bülent Ecevit, Mesut Yılmaz ve Deniz Baykal’ın anti-demokratik tavırlarını görmekteyiz. 28 Şubat sürecinde MİT ve Genelkurmay tarafından irtica raporlarının Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e sunulduğu, bu brifinglerden birisinin de 17 Ocak 1997’de Genelkurmay karargahında “İrticai Faaliyetler” başlıklı brifing olduğunu dönemin gazetelerinden öğrenmekteyiz. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Başbakan Necmettin Erbakan’a yazdığı mektuplarla da irticayla mücadele edilmesi için baskı yapmaya çalıştığı anlaşılmaktadır.

28 Şubat postmodern darbe sürecinde sadece Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel değil, muhalefet liderleri de anti-demokratik tutum sergilemiş, darbeye karşı dik durma cesaretini gösterememiştir. ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz verdiği beyanatta, “Türkiye kaosa gidiyor. Güçbirliği yapmaya hazırız” açıklamasını yaparken, Hüsamettin Cindoruk, “RP düzeni silahla değiştirilecek”, DSP lideri Bülent Ecevit, “Ya uy ya çekil” demiştir. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ankara’da düzenlenen, “Şeriata karşı kadın yürüyüşü”ne katılmıştır. Yine Deniz Baykal, Genelkurmay II. Başkanı Çevik Bir’in, “Demokrasiye balans ayarı yaptık” sözüne destek vererek, “Buna psikolojide ‘Freudyen Sprit’ denir. Bu halde kişi kompleksi olan kelimeye takılır. Erbakan da son zamanlarda bir ayar takıntısı var” ifadelerini kullanmıştır. 

Tarih: 22.02.2019 17:23
Yorum Bırak