İSEV’DEN 15 TEMMUZ ŞEHİTLERİNİ ANMA

İslâmî İlimler, Kültür ve Edebiyat Vakfı (İSEV)’in programı daha sonra 15 Temmuz hain darbe girişiminde şehit olanların mezarı başında devam etti. Edirnekapı 15 Temmuz Şehitliği’ndeki programda Kur’an ve dualar okundu.

Tarih: 19.07.2018 11:18

İSEV’DEN 15 TEMMUZ ŞEHİTLERİNİ ANMA

İslâmî İlimler, Kültür veEdebiyat Vakfı (İSEV)’in programı daha sonra 15 Temmuz hain darbe girişimindeşehit olanların mezarı başında devam etti. Edirnekapı 15 Temmuz Şehitliği’ndekiprogramda Kur’an ve dualar okundu.

Anma programına İslâmî İlimler, Kültür ve Edebiyat Vakfı (İSEV) Genel Başkanı Siyami  Akyel, Yazar Mustafa Kasadar Hoca, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi İslami İlimler Dekanı Prof.Dr.Ahmet Turan Arslan, Öğretim görevlisi Süleyman Zeki Bağlan, Ali Nar İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Cafer Günaydın, İbrahim Balcıoğlu, Şahin Köseoğlu, Ünal Akgül, Adem Aydın, İdris Borazancı, Lokman Saraçoğlu, Mehmet Ali Tüz, Ali İhsan Taşyaran, Mahmut Sami Alp, Fazlı Çelik, Kadir Bozdemir, Selçuk Çandır, Emrullah Yolcu, Emrullah Aktaş, Nihat Tekin, Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı, yazar Muzaffer Doğan katıldı. Muzaffer Doğan, Necip Fazıl'dan ölümle ilgili şiir okudu. 



İSEV Genel Başkanı Siyami Akyel “FETÖ’nün sadece devlette kadrolaşmakla kalmadığını, mukaddes dinimiz İslâm’da reform için Misyonerlik projesi Dinlerarası Diyalog marifetiyle ‘Peygambersiz (s.a.v) bir İslâm’ türetmek için Abant Platformu ve KADİP gibi kuruluşlar kurarak dinimizde reform yaptığının altını çizdi.


Siyami Akyel yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“FETÖ’nün Dinlerarası Diyalog faaliyetlerine bidayetten beri karşı olan bir gelenekten geliyoruz. Gerek hocalarımız Ali Nar Hoca, Nedim Urhan, Enver Baytan ve Osman Öztürk hocalar, gerekse biz bidayetten beri Dinlerarası Diyalog fitnesiyle mücadele ettik. Ali Nar Hocamızla birlikte 2006 yılında “Dinlerarası Diyalog Fitnesi” kitabını, 2008 yılında ise “Doğru Yorum” gazetesini çıkartarak FETÖ’nün Dinlerarası Diyalog ve dinde reform faaliyetlerini ilzam ettik.

15 Temmuz 2016 gecesi de Saraçhane İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önünde bu hain darbe girişimine karşı sabaha kadar direndik, mücadele ettik. Bazıları gibi darbe girişimi başarısız olduktan sonra meydanlarda boy gösterip ahkâm kesmedik. Ne hocalarımız ne de biz, 15 Temmuz darbe girişiminin bastırılmasından sonraki süreçte bu işten nemalanmadık. Birçoğunun Fethullah Gülen’i methettiği bir ortamda Dinlerarası Diyalog fitnesinin İslam’ı ılımlı hale getirip Peygambersiz bir İslam türetmek için ortaya atılmış bir Misyonerlik projesi olduğunu haykırdık.Sırf bu yüzden yalnızlaştırıldık. Hatta darbe günü Ali Nar Hocamızın anma toplantısı vesilesiyle katıldığımız TV5’te FETÖ’nün Dinlerarası Diyalog fitnesini ilzam etmiştik.

Bazıları 15 Temmuz ve FETÖ ile mücadeleyi sulandırmaktadır. Bunlardan birisi olmak üzere Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Köse, A Haber televizyonunda Kadraj programında 15 Temmuz’la alakalı görüşlerini ifade ettikten sonra aynen şunları söylemektedir: “…Ama buradaki halkın direnişi din adına yapılmış bir direniş değil, demokrasi adına yapılmış bir direniş. Yani ‘Ben halkım. Burada bir siyasal sistem var, bu siyasal sistem seçimlere bağlıdır. İktidarı ben alırım, ben getiririm’. Bunun adına halk sokaklara döküldü. Şunu söylüyorum. Bunu sloganik hale getireyim isterseniz: Allahu ekber sesinin demokrasi sesini bastırmaması gerekiyor”.

Bu sözleri söyleyen bir adam ilahiyat fakültesinin dekanı ve hâlâ görevde. İnsanların Allah rızası için değil, demokrasi için sokağa çıktığını iddia ederek;Allah’tan korkmadan, demokrasiyi övmek için 15 Temmuz’un manevi yönünü hiçe sayıyor. Bu adam, 15 Temmuz gecesi sokağa çıkmış olsaydı insanların hangi duygularla orada şehit olduğunu görebilirdi.

15 Temmuz’u “Demokrasi Destanı”, şehitleri de “Demokrasi şehidi” şeklinde tanımlamak FETÖ’nün Dinlerarası Diyalog faaliyetiyle İslam dininde yapmak istediği tahrifatı görmemek, halkın dini duygularını hiçe saymaktır.

15 Temmuz hâin darbe girişimin ikinci yıl dönümünde FETÖ ile mücadelenin ağır aksak gittiğini hatırlatmak isteriz. Diplomatik ilişkilerle FETÖ’nün beyin takımının iadesi sağlanmalıdır. İkincisi, FETÖ’nün devlet yapılanması kadar dindeki tahrifatı da gündeme getirilmeli ve Dinlerarası Diyalog fitnesi tarihe gömülmelidir. Üçüncü olarak da geçmişte FETÖ’de görev yapmış bazı kişilerin üst düzey görevlere getirildiğine şahit olmaktayız. Bunun sebebini sorduğumuz zaman “adam tövbe etmiş” denilmekte.

Peki, tövbeyikabul etme yetkisi kimde? Neye dayanarak tövbesini kabul ediyor? Hangisinintevbesinin makbul, hangisinin makbul olmadığına kim karar veriyor, yetki kimde?

15 Temmuz’un ikinci yıldönümünde başta Cumhurbaşkanı olmak üzere rical-i devletin FETÖ ile mücadeledeki aksaklıkları, 15 Temmuz davalarındaki beraatları, FETÖ’nün dini ayağı Dinlerarası Diyalog fitnesi ve benzer projelerin İslam’a verdiği zararları bertaraf etmek için ciddi çalışmaların yapılması için gayret göstermesi gerekir. Yoksa 15 Temmuz’un yıl dönümü, manevi atmosferden uzak,eğlence havasındaki kutlamalara dönüşür, sıradanlaşır”.

Tarih: 19.07.2018 11:18
Yorum Bırak