Necmeddin Erbakan Hoca ve Mücâdelesi

1969 yılında Konya’dan bağımsız olarak Meclis’e giren, 17 arkadaşıyla 21 Ocak 1970’te Milli Nizam Partisi’ni kuran, partisinin kuruluş nizamnâmesinde “Aziz Milletimiz; bugün, daima Hakk’a bağlılıkta,

Tarih: 23.03.2018 13:24

Necmeddin Erbakan Hoca ve Mücâdelesi

Siyami Akyel / Milli Gazete

1969 yılında Konya’dan bağımsız olarak Meclis’e giren, 17 arkadaşıyla 21 Ocak 1970’te Milli Nizam Partisi’ni kuran, partisinin kuruluş nizamnâmesinde “Aziz Milletimiz; bugün, daima Hakk’a bağlılıkta, Hakk’ı tutmakta, iyiyi destekleyici, kötüyü men edici hüviyettiyle insanlık tarihinin en ulvi mihrakı üzerinde yürüyen büyük milletimizin çeşitli tesirlerle kendi yolundan saptırılması gayretlerinin hüküm sürdüğü oldukça uzun bir devreden sonra yeniden ulvi ve şanlı tarihi yörüngesine üzerine oturtulması için füzelerin ateşlendiği gündür” demek suretiyle Hakk’ı üstün tutmayı şiar edinen ve ümmete ümit aşılayan Necmeddin Erbakan Hoca, siyasi hayatı boyunca Siyonizme başkaldırısının bedelini ödedi. Ama bu bedel ödeyiş O’nu yıldırmadı, bilakis mücâdele azmini arttırdı.

Kurduğu Milli Nizam Partisi 12 Mart Muhtırası’yla (14 Ocak 1972) kapatıldı. Kapatmadan 17 ay sonra, 11 Ekim 1972’de Milli Selamet Partisi’ni kurdu. MSP, girdiği ilk seçimde 48 milletvekili aldı ve koalisyon ortağı olarak “Kıbrıs Barış Harekâtı”nı yaptı. Milliyetçi Cephe Hükümeti’nde yer aldı; her iki hükümette de “Sanayi Hamlesi”ne ve “İmam Hatipler”e önem verdi. Sloganı “Önce Ahlâk ve Maneviyat” idi.

12 Ocak 1973’te Milli Gazete’yi kurdu ve gazetenin logosuna “Hak geldi, batıl zâil oldu” ayetini nakşetti. Bu ayet, İslam’ın üstün olduğunun, ona galebe çalınamayacağının, davaya râm olunduğunda Hakkdâvânın mutlaka galip geleceğinin müjdesidir ve Müslümanların ümit ve motivasyonunu kuvvetlendirir.

Milli Selamet Partisi’ndeki ayrılıklar, Erbakan Hoca’ya ilk darbeydi. Sendeledi ama yıkılmadı, emin adımlarla yoluna devam etti. 12 Eylül 1980 askeri darbesinde hapis yattı, yine partisi kapatıldı, siyaset yasağı getirildi.

19 Temmuz 1983’te kendisi siyasi yasaklı olduğu için kurucular arasında yer alamadığı Refah Partisi’nin temelini attı. Ancak beş yıl sonra 11 Ekim 1987 yılında Refah Partisi Genel Başkanlığı’na seçilebildi.

1991 seçimlerine RP-MÇP-IDP ittifakıyla girerek %16.8 oy aldı. 1994 Yerel Seçimleri’nde İstanbul ve Ankara gibi önemli şehirlerin belediye başkanlığı kazanıldı. 24 Aralık 1995 seçimlerinde %21,4 oy alarak birinci parti çıktı. REFAHYOL hükümetini kurarak Başbakan oldu.

Başta “Havuz Sistemi” ve “Denk Bütçe” olmak üzere birçok icraata imza attı. Memur, işçi ve emekliye verdiği yüksek zamlarla çalışanların gönlünde taht kurdu.

28 Şubat gibi siyasi tarihimizin en karanlık ve acımasız post-modern darbesine karşı direndi. Tek başına iktidar olmadığı için ortağının baskılara boyun eğmesi sonucu hükümet etme şansı kalmadı.

17 Ocak 1998’de Refah Partisi “laik Cumhuriyet ilkesine aykırı eylemleri saptandığı” gerekçesiyle kapatıldı, mal varlığıklarına el konuldu. Refah Partisi’nin yerine kurulan Fazilet Partisi de “laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu” gerekçesiyle kapatıldı. Yine o meş’um gerekçeyle…

Yaşadığı müddetçe kurduğu tüm partiler kapatıldı: Milli Nizam Partisi, Milli Selamet Partisi, Refah Partisi ve Fazilet Partisi…

Muhtıralar ve darbeler gördü; hapishane ve siyasi yasağı en çok yaşayanlardandı...

En büyük hayâli “İSLÂM BİRLİĞİ”ydi. Bu birliğin ayaklarından birisi olan D-8’leri kurdu. İslâm Birleşmiş Milletleri, İslâm Savunma Paktı’nı kurmayı hedef gösterdi.

27 Şubat 2011’de Rabbi’ne kavuştu. Vefâtının 7’inci sene-i devriyesinde yüzlerce program yapıldı, Hocanın fikirleri gelecek nesillere aktarıldı.

Erbakan Hocamızın vefâtını öğrenen Ali Nar Hocamız şu beyiti yazmıştı:

İkibinonbirininmart’ına üç gün kala,

Gün doğarken vah “dinin yıldızı” söndü.

Tarih: 23.03.2018 13:24
Yorum Bırak