SP lideri Kamalak vatandaşlarla buluştu

SP lideri, Ak Parti’ye gitmiş Milli Görüş’çülerin yuvaya dönüş sinyallerinin giderek arttığına dikkat çekti

Tarih: 22.10.2015 10:31
SP lideri, Ak Parti’ye gitmiş Milli Görüş’çülerin yuvaya dönüş sinyallerinin giderek arttığına dikkat çekti

 Ak Parti’den yuvaya dönüş sinyalleri arttı

Milli Görüş gömleğini şerefle taşımaya devam ettiklerini belirten Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, “Ak Parti tabanı, bizim tabanımızdır. Israrla doğruları söylemeyi sürdüreceğiz. Ak Parti’deki eski arkadaşlarımız da ‘siz haklıymışsınız’ diyorlar. Bu, yuvaya dönüşün başladığının ilk işaretidir” dedi.

* Merhum Erbakan’la zirve yapan “Milli Görüş” ün geçen zaman içinde geldiği noktayı yeterli buluyor musunuz? Milli Görüş yenildi mi?

* Milli Görüş’ün hedefi bütün insanlığın saadetidir. Bu hedefe ulaşana kadar mücadelesini sürdürecektir. Bu yüzden Milli Görüşçüler için zafer ya da yenilgi gibi tanımlamalar yoktur. Siyaseten soruyorsanız, şunu söyleyebilirim. Eğer Milli Görüş partilerinin başına gelenler başka bir siyasi hareketin başına gelmiş olsaydı, bugün esamesi bile kalmazdı. Kurduğu 5 partinin 4’ü kapatılmış, defalarca bölünmüş, ihanete uğramış, üzerine tanklar sürülmüş, liderleri siyasi yasak almış bir parti, bırakın var olmayı tabelası bile kalmazdı. Oysa Saadet Partisi bugün Türkiye’nin 5. partisidir. Ve Türkiye’nin geleceğini belirleyecek en dinamik siyasi unsurdur.

* Saadet Partililer, Tayyip Erdoğan’ın çıkardığı gömleği hâlâ giyenlerden oluşuyor. Bu seçimde propagandayı hangi farklar üzerine kuracaksınız? AKP iktidarına en büyük eleştirileriniz nelerdir?

O gömlek hâlâ ilk günkü gibi tertemiz. Biz bu gömleği şerefle üzerimizde taşımaya devam ediyoruz. Çünkü bizim gömleğimizin üzerinde hiçbir leke yok. Yolsuzluk lekesi yok. Kibir lekesi yok. En önemlisi de İslam dünyasında akan kanın lekesi yok. Sanırım yeterli.

* 1 Kasım’da AKP içindeki “Milli Görüşçü” lerin oylarını almak için nasıl bir siyaset izleyeceksiniz?

* İnandığımız gerçekleri söylemeye devam edeceğiz. Ak Parti tabanı bizim tabanımızdır. Biz ısrarla hakkı ve doğruları söylemeye devam edeceğiz. Çünkü gerçekler er ya da geç ortaya çıkar. Nitekim milletimiz gerçekleri görmeye başladı.

Örneğin, Askerler içeri alınıp herkes demokrasi havarisi kesilirken, Biz, “Yapmayın. Bu Amerikan operasyonu. Türk ordusuna operasyon yapılıyor” dedik. Ergenekoncu olmakla suçlandık. Suriye politikalarına karşı çıktığımızda da Esadcılıkla suçlandık. Libya operasyonuna karşı çıktık Kaddaficilikle, diktatöre destek vermekle suçlandık. Ama bugün bizim dediklerimizin doğru olduğu ortaya çıktı. Nitekim Ak Parti’deki eski arkadaşlarımızla karşılaştığımızda, artık ’siz haklıymışsınız’diyorlar.

 

Bu yuvaya dönüşün başladığının ilk işaretidir.

* AKP’yle ittifak için görüştüğünüz ve en az 20 kontenjan istediğiniz doğru mu? Bu ittifak bu nedenle mi gerçekleşmedi, başka nedenler de var mı?

* Moda deyimiyle istikşafi görüşmeler oldu. Talep onlardan geldi. Ben görüşmelerde yer almadım. Ama arkadaşlara dedim ki; “Ak Parti yönetimi bize, ihya için değil imha için gelir. Dikkatli olun” arkadaşlar bir araya geldiler. birkaç görüşme oldu. Biz iki şeyden asla taviz vermeyiz dedik; 1- Güçlü bir şekilde Meclis’e girmemiz lazım. 2- Seçilir seçilmez yolumuza yine Saadet Partisi olarak devam ederiz. Güçlü bir şekilde girmeden kasıt kademeli olarak grup kuracak bir milletvekili sayısıydı. Onlar birlikte devam edelim istiyorlardı. Olmadı. Her şeyde bir hayır vardır.

* Siz AKP iktidarını çok sert eleştiren bir siyasi hareketsiniz. Şayet ittifak gerçekleşseydi bunu tabanınıza ve kamuoyuna nasıl anlatacaktınız?

* Şöyle düşünün; Eviniz yanıyor. Bu yangını mutlaka söndürmeniz lazım. Bunun için de bir an önce müdahale etmeniz lazım. Böyle bir durumda itfaiye aracının rengine bakılmaz. İtfaiyecinin düşüncesine bakılmaz. Türkiye yanıyor. Her gün şehit haberleri geliyor. Ülke parçalanmanın eşiğinde. Biz istedik ki bu yangını söndürelim. El birliği ile söndürelim. Yaklaşımımız buydu. Biz hiçbir zaman siyasi bir hesap içinde olmadık. Amacımız 3-5 arkadaşımızı milletvekili yapmak değildi. Akan kanı durdurmaktı. Bu noktada sadece Ak Parti değil hangi parti olursa olsun ve samimi olarak hangi parti gelirse gelsin onunla görüşürdük. Hangi parti, “şu yangını beraber söndürelim” deseydi onunla da oturur bunun yollarını arardık. Mesele burada parti meselesi değil yaklaşım meselesiydi.  Bu yaklaşımı göremediğimiz için olmadı. Maalesef bugün parlamentodaki siyasi partiler, yangını nasıl söndürürüzün değil oylarımızı nasıl artırırız derdindedir. 

* Geçen seçimde BBP ile ittifak yaptınız. Bu seçimde yapmamanızın sebebi alınan oyun düşüklüğü müydü, yoksa AKP ile ittifak ümidi miydi?

* BBP ile geçen seçimde çok güzel bir iş birliği yaptık. Çok güzel bir kardeşlik hukuku içerisinde çalıştık. Ancak milletimiz 7 Haziran’da sonucu böyle takdir etti. Beklediğimiz, ümit ettiğimiz sonucu alamadık. Böyle olunca da ısrar etmenin anlamı yoktu.

* Halkın geçim derdini azaltıp rahatlatacak en önemli projeniz nedir?

* Bugün en büyük vergiyi ödeyen kesim maalesef en düşük geliri olan kesim. Oransal olarak asgari ücretliden alınan vergi, Türkiye’nin en zengin ilk 100’ünden alınan vergiden daha fazla. Türkiye’de zenginin vergisi de maalesef fakirden alınıyor. Saadet iktidarında servet vergisi getireceğiz. Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alacağız. Son dönemin en çok tartışılan emeklilere iki maaş ikramiye de bizim teklifimizdir. CHP, diğer partiler bizden kopya çekmiş diyor şimdi biliyorsunuz. Oysa CHP de bizden kopya çekti. İki maaş ikramiye teklifini biz Fazilet Partisi döneminde 1999’da Meclis’e kanun teklifi olan verdik. 16 yıl sonra CHP bunu seçim vaadi yapıyor.

* İşsizliği ortadan kaldırıp istihdamı artırmaya yönelik somut adımlarınız ne olacak?

* Çok basit, bizim önceliğimiz saray yapmak değil fabrika kurmak olacak.  Saraya harcanan para,  aylık 2 bin liraya çalışan 333 bin kişinin 1 yıllık maaşına eşit. Başka bir şey söylemeye gerek var mı. Ayrıca bizim geçmişimizi biliyorsunuz. Ak Parti’nin 13 yıldır sata sata bitiremediği fabrikaların büyük çoğunluğu Millî Görüş’ün eseridir. Yani biz vaat etmiyoruz. Yaptık, yine yaparız diyoruz.

* Konut sorununu bitirip herkesi başını sokacak bir ev sahibi yapma konusunda gerçekçi çözümleriniz var mı?

* Bugün, Türkiye’de en fazla kazanan kesim kim? Bankacılık sektörü. Yani Banka patronları. Bakmayın siz AKP’nin faiz lobisinden şikayet ettiğine. Faiz lobisi tarihin en kazançlı dönemini yaşıyor. Türkiye’de en çok kazanan ilk 10 firmanın 7’si banka. Kaybeden kim, halk. Herkes bankalara borçlandırıldı. Her yıl faiz lobisine bütçeden ayrılan pay 54 milyar. Ne demek bu biliyor musunuz? Bırakın fakir fukarayı konut sahibi yapmayı, bu parayla her yıl yeni bir Türkiye kurarsınız. İşte biz bunu yapacağız. Rantiyenin, faizcinin cebine bağlanmış hortumu kesip, yeniden milletin cebine aktaracağız. Biz bunu Refahyol hükümetinde başardık biliyorsunuz. Hiç kimsenin şüphesi olmasın yine yaparız. Kadromuz da, projelerimiz de, kaynak paketlerimiz de hazır.

 

Seçim yarışında hiç adalet yok

* Lider sultasına zemin oluşturup siyaseti kilitleyen Siyasi Partiler Yasası’nın değiştirilip demokratik hale getirilmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?

* Siyasi Partiler Kanunu baştan sona yenilenmelidir. Sadece lider sultası açısından değil bir çok konuda antidemokratik düzenlemeler barındıran bu kanun, gerçek demokrasinin ruhundan çok uzaktır. Mesela bunlardan biri de Siyasi Partiler Kanunu’nda yer alan, Hazine yardımı meselesidir. Bu düzenleme bırakın demokratikleşme meselesini, en asgari adalet duygusundan bile uzaktır. İktidara ve TBMM’deki muhalefet partilerine Hazine’den seçim yardımı adı altında trilyonlar aktaracaksın, sonra bütün partilere haydi demokrasi yarışına diyeceksin. Dünyanın neresinde var böyle yarış. neresinde var böyle bir demokrasi. Neresinde var böyle bir adalet. Elbette TBMM’ye girdiğimizde yapacağımız ilk işlerden biri bu haksızlıkları gidermek ve Siyasi Partiler Kanunu’nu, demokratik ruha uygun hale getirmek olacaktır.

 

Particilik değil millete hizmet için siyaset

* Siyasette başarı ve başarısızlık ölçünüz nedir? Bir önceki seçime göre oylarınızda yüzde 10 azalma olursa görevi bırakır mısınız?

* Bizi Türk siyasetinde diğer partilerden ayıran temel özellik şudur? Biz particilik yapmıyoruz. Biz milletimize hizmet etmenin ve cenab-ı Allah’ın rızasını kazanmanın mücadelesini veriyoruz. Bu mücadelede herkes elinden gelen çabayı ortaya koyar. Bu hizmet için de illa Genel Başkan olmak gerekmiyor. Sandık müşahidimiz de, ilçe başkanımız da aynı sorumluluk bilinciyle çalışır. Elbette istişare mekanizmalarımız var. İnanın bana Türk siyasal hayatında istişareye en fazla önem veren hareket bizim hareketimizdir, Millî Görüş’tür. Bu istişareler neticesinde, şöyle olursa daha iyi olur gibi bir kanaat ortaya çıkarsa elbette herkes buna uyar.

Kaynak: Yeniçağ gazetesi

Tarih: 22.10.2015 10:31
Yorum Bırak