PEYGAMBERİMİZ DİNLERARASI DİYALOĞU YASAKLAMIŞTIR

Yahudi ve Hıristiyanların kâfir oldukları nasslarla sabittir. Kur’an-ı Kerim’de: “Kendilerine kitap verilenlerden oldukları halde, Allah’a da, âhiret gününe de iman etmeyen, Allah’ın ve Resulünün haram kıldığını haram tanımayan, hakk dinini (İslâm’ı) din olarak benimsemeyen kimselerle zelil bir vaziyette tam bir itaatle, cizye verinceye kadar savaşın” (Tevbe, 29) buyrulmaktadır.

Tarih: 23.03.2018 13:32

Peygamberimiz (s.a.v), dinlerarası diyaloğu yasaklamıştır

SİYAMİ AKYEL / Milli Gazete

Yahudi ve Hıristiyanların kâfir oldukları nasslarla sabittir. Kur’an-ı Kerim’de: “Kendilerine kitap verilenlerden oldukları halde, Allah’a da, âhiret gününe de iman etmeyen, Allah’ın ve Resulünün haram kıldığını haram tanımayan, hakk dinini (İslâm’ı) din olarak benimsemeyen kimselerle zelil bir vaziyette tam bir itaatle, cizye verinceye kadar savaşın” (Tevbe, 29) buyrulmaktadır.

Yine, Yahudi ve Hıristiyanları cehennem konusunda müşriklerle eş tutan birçok ayet mevcutur: “Gerek ehl-i kitaptan, gerek müşriklerden olan kâfirler, hem de devamlı kalmak üzere cehennem ateşindedirler. Onlar bütün yaratıkların en şerlisidir” (Beyyine, 6). Yahudiler için: “Küfürleri ve Meryem hakkında pek büyük bir iftirada bulunmaları sebebiyle (lanete uğramışlardır)” (Nisâ, 156), Hıristiyanlar için: “Andolsun ki, “Meryem oğlu Mesih, Allah’tır” diyenler kâfir olmuşlardır” (Mâide, 17); Yahudi ve Hıristiyanların ikisi için: “… Allah onları kahretsin! Nasıl sapıyorlar!” (Tevbe, 30) denmektedir.

Biz Müslümanlar, her namazda Fatiha suresinde “Nimet ve lütfuna mazhar ettiklerinin yoluna ilet. Gazaba uğrayanların ve sapkınlarınkine değil” ayetini okuruz. Peygamberimiz (s.a.v.) buradaki “Gazaba uğrayanları” Yahudiler, “sapkınları” ise Hıristiyanlar olarak tefsir etmiştir.

Kur’an-ı Kerim’deki “Şüphesiz, inananlar, Yahudi olanlar, Hıristiyanlar ve Sabiilerden Allah’a ve Ahiret gününe inanıp yararlı iş yapanların ecirleri Rablerinin katındadır. Onlar için artık korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir” (Bakara, 62) ayetini geçmişte Muhammed Abduh, Reşid Rıza ve günümüzde Fethullah Gülen vb. kimseler istismar etmekte ve Yahudi ve Hıristiyanlarında kurtuluşa ereceğini iddia etmektedir. Oysa bu ayette belirtilen ve “Rableri katında ecir alacak Yahudi ve Hıristiyanlar”, Peygamber Efendimiz’inrisaletinden önce gelmiş, şirke düşmemiş ehl-i fetret kimselerdir. Bu ayet İslâm’ın ilk yıllarında bazı Müslümanların aklına takılan bir sorunun cevabıdır. Şöyle ki: Onlar “İslâm’dan başka bir din Allah katında kabul edilmeyecek” (Al-i İmran, 85) ayeti nazil olunca İslâm’dan önce Hıristiyan veya Yahudi olan dede ve babalarının bütün amellerinin boşuna gideceği zannına kapıldılar. Allah (c.c) da İslâm gelmeden önce bu özelliklere sahip olanların kurtuluşa ereceğini belirtti. Zira İslâm geldikten sonra, Yahudi ve Hıristiyanların “o ümmi Peygambere yani Hz.Muhammedaleyhisselam’a iman etmesi” gerektiği “Ey Rasûlüm de ki: Ey insanlar! Gerçekten ben sizin hepinize gelen, Allah’ın Peygamberiyim. O Allah ki, yer ve göklerin tasarrufu O’nundur. Ondan başka hiç bir ilâh yoktur, öldürür ve diriltir. Onun için hem Allah’a, hem de bütün kelimelerine iman getiren o ümmî Peygambere, Rasûlüne iman edin ve o peygambere uyun ki, doğru yolu bulasınız.” (A’raf 157-158) ayetinde açıkça belirtilmektedir. Yine “Hiç şüphesiz Allah katında din İslâm’dır…” (Al-i İmran, 19) ve “Kim İslâm’dan başka bir din ararsa-benimserse, asla ondan kabul edilmez. O ahirette de kayba uğrayanlardandır” (Al-i İmran, 85) ayetleriyle de İslâm’a inanmaktan başka çıkar yol olmadığı teyid edilmektedir.

Birgün Hz. Ömer (r.a), Yahudilerin ellerinde Tevrat’tan bazı sahifeler alarak Sahabelerden bazılarıyla münakaşa ettiklerini görerek durumu Peygamber Efendimiz (s.a.v)’e iletir. Hz. Peygamber (s.a.v) de kızarak şöyle buyurur: “Ey Hattab’ın oğlu Ömer! Yoksa getirdiğim din hakkında şüpheniz mi var?! Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, ben o sayfaları (Kur’an’ı) size bembeyaz ve tertemiz olarak getirdim. Kitap ehline bir şey sormayınız. Çünkü size söyleyecekleri bir hakikati yalanlamanız yahut size söyleyecekleri gerçek dışı bir haberi doğrulamanız mümkündür. Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, şayet Musa (a.s.) hayatta olsa idi, hemen bana tâbi olmaktan başka bir şey yapamazdı.”

Bu Hadis-i Şerif’le Peygamberimiz (s.a.v), Yahudi ve Hıristiyanlarla “Dinlerarası Diyalog” yapılmasını yasaklamıştır. Yahudi ve Hıristiyanlar için, İslâm’ı kabul etmek veya TevbeSuresi 29’uncu ayete göre cizye verip İslâm’ın hâkimiyetini kabulden başka kurtuluş yolu yoktur.

Tarih: 23.03.2018 13:32
Yorum Bırak