Duygusal yoğunluk ve kelimelerle cenk


DUYGUSAL YOĞUNLUK VE KELİMELERLE CENK

Şiir nedir? Bu soru üzerine; kalem erbabının, hafızalardan silinmeyecek güzellikte tanımlar getirdiğini görürüz. Derin anlam, ses ve ritim üçgeninde gezinenler bakın neler söylemiş…

Aristo şiirin “eşya ve hadiseleri taklitten ibaret olduğu” kanaatindedir.

Şair-i Azam Abdülhak Hamid “Makber” mukaddimesinde şöyle der: “En güzel, en büyük, en doğru şiir, müthiş bir hakikatin baskısı altında hiçbir şey söyleyememektir.

“İnsan bazı kere, hatırına gelen bir hayali tanıyamaz, o kadar güzeldir.

“Zihninden uçan bir fikre yetişemez, o kadar yüksektir.

“Kalbinde doğan bir hissi bulamaz, o kadar derindir.

“Bu acz ile bir feryat koparır yahut pek karanlık bir şey söyler; yahut hiçbir şey söyleyemez de, kalemini ayağının altına atıp ezer. Bunlar şiirdir.

Mehmet Akif “Safahat” önsözü mesabesindeki şiiriyle sanatını ve şiiri anlatır: “ …Şi’r için ‘gözyaşı’ derler; onu bilmem, yalnız / Aczimim giryesidir (gözyaşıdır) bence bütün âsârım. / Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem; / Dili yok kalbimim, ondan ne kadar bizarım! / Oku, şayet sana bir hisli yürek lazımsa; / Oku, zira onu yazdım, iki söz yazdımsa.”

Yahya Kemal şiiri “bildiğimiz musikiden farklı bir musiki” diye ifade eder.

Ahmet Haşim’e göre şiir: Sözden ziyade musikiye yakın bir lisandır.

Ve Necip Fazıl şiiri “Mutlak hakikati arama işi” olarak tanımlar… Şair de “Gaibi kurcalayan çilingirdir…”

Kelimeler!.. Kelimeler!.. Evet, ses duvarlarını aşan bir sessizlikte.. sessizce beynimde köşe kapmaca oynayanları veya gırtlak, dil ittifakıyla sese dönüşenleriyle beraber, o can yakan kelimelerle uğraştın günlerce. Zira sevgili eşim rahatsızdı. “Biyopsi” dendi. Rapor birkaç gün sonra verilecek dendi. Bu bekleyişte, günlerin her biri asra değdi sanki… Ve Rabbim dualarımızı kabul etti. Sonunda müjdeli haberi aldık. Şükürler olsun…

O sıkıntılı gecelerin duygusal yoğunluğu içinde, kelimelerle cenkleşmenin yadigârı olan dört şiirimi, sağlık ve mutluluk dileklerimle sizlere takdim ediyorum.

 

BİRİNCİ

Bu gün gül yüzün

Sonbahar güneşi kadar güzel

Yedi rengin renk cümbüşü gözlerinde.

 Ve

Sen sevgilim

Sonbahar ışıklarının kızıla boyadığı dağ gibisin

Nicedir gölgende oynaşır geziniriz

Ve

Her sabah yeniden şımarırız sevginle

Senin zirvelerinden bakarız gökyüzüne.

Sonra döner vadilerinde dolaşır,

Senden doğan ırmaklarda arınırız, can bulur kâinat.

Çağlayanların da dinleriz bin tınıyı.

Kucağında, senin kucağında doğar güneş yüzümüze

Neredeysek, gün batımı döneriz gözlerine.

Kuru dallar da, yeşil de, çimen de

Otta, böcekte, kısrakların yelesinde sen varsın.

Mor menekşede, lalede, sümbülde de sen varsın.

Ve..

Bugün, bugün sevgilim

Ay parçasısın.

Ve

Her bahar sonbahar

Her sonbahar bir bahar

Geldi geçti güzel yaz

Yine geldi kar beyaz.                 

                                             14.10.2014/11:00

 

İKİNCİ

Kara yazgım katranla mı yazıldı.

Hep benim göçler mi bozuldu

Bu yalan dünyada bana mı küsüldü

Felek ben neyledim sana

Boşa mı yaşadım ben bu dünyada.

Bak kaç ceset çıktı bu küçük odadan

Soyunun güzelliği, teninin kokusu orada

Biri var ki biri,

Daha yeni toplayıp gitti seccadesini

Sessizce kucaklaştık dünkü gibi

Biz burada o orada öyle mahzun ki

Felek, al ölümü yanına

Git buralardan, git Allah aşkına.

Dönüp dönüp gelirsin elinde katranla

Söyle, söyle gayrı ben neyledim sana

Felek, felek git Allah aşkına.

                                                       14.10.2014/21.58

 

ÜÇÜNCÜ

Her güzellik soydan olur

Soyu güzel soysuz mu olur.

Soysuzlardan insan mı olur

Soyunla gel soyuma

Soysuzlardan soy mu olur.

Güzel kızım, yiğit kızan

Bak; hece taşı nedir

Yoksa taşı, bil ki ittir.

Çevir başın dön bu yana

Soysuzlardan soy mu ola.

Dünya döner asır geçer

Göçer gider soyu birdir

Yosun tutmaz akar gider

Dünya dursa, durmaz gider

Soylulardan gel soyuma

Nizam gelsin dünyamıza

Huzur gelsin yuvamıza.

                                            14.10.2014/22.20

 

DÖRDÜNCÜ

Hükmü yok bir asrın bir günden

Ve…

Gözlerin gözlerimdeyse eğer

Gün bir gün müdür dünden

Bir gün gün müdür bugünden

Bir gün bir ömür müdür, sevgisizsen.

Canımın Cananı, Sen, Sen yoksan eğer

Hükmü yok bir asrın bir günden.

 

Yrd. Doç. Dr. Hüseyin FİDAN

15.10.2014/05.20

Tarih: 31.10.2014 14:26