Erdoğan`ı rahatlatacak, Cemaatin moralini bozacak iki senaryo


17 Aralık 2013 tarihi göstermiştir ki, Gülen cemaati Başbakan Erdoğan’dan hiç hazetmiyor. Erdoğan’ın dışında cemaatin hoşlanmadığı diğer öne çıkan isimler de şunlar: Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, İçişleri Bakanı Efgan Ala, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan.

Başbakan Erdoğan, 30 Mart 2014seçimlerinde cemaate rağmen oylarını arttırdı. Yani cemaatin desteği olmadan da Ak Parti %50’ler oranında bir seçmen kitlesinin desteğini alabiliyor. Sorulması gereken soru şu: Ak Parti lideri anketlerle halkın reflekslerini ölçtüğü haldeneden cemaatin oy potansiyelinin abartıldığı gibi olmadığını anlayamadı? Ya da anladıysa Ak Parti’nin Cemaatle olan bu ittifakı neden on yıl gibi uzun birzaman devam etti?

Karşılıklı işbirliği Başbakan Erdoğan’ın iyi niyetine bağlayanlar olduğu gibi, aslında iki tarafın da birbirini sevmediği ve ortak menfaatler çerçevesinde bahse konu işbirliğin devam ettiğini söyleyenler de var. Cemaatle işbirliğinin devamında Tayyip Erdoğan’ın “bunlar Müslüman adamlar, bunlardan zarar gelmez” görüşünün büyük etkisi olduğu, Beşir Atalay gibicemaatin kodlarını çözmüş insanların Erdoğan’ı uyardığı ve son sürece gelindiği görüşü daha ağır basıyor. Hal böyle olunca cemaatin Beşir Atalay konusundaki olumsuz ve zaman zaman düşmanca tavırlarının sebebi ortaya çıkıyor. Hakan Fidan’ın da Beşir Atalay tarafından Başbakan Erdoğan’a empoze edildiği biliniyor.

Buradan hareketle, 10 Ağustos2014 tarihinde yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi 17 Aralık 2013 tarihinde iyice gün yüzüne çıkan Tayyip Erdoğan ve cemaat kavgasının hesaplaşmasının tekrarlanacağı tarihtir. 30 Mart 2014 Yerel Seçimleri Ak Parti’nin ve dolayısıyla Tayyip Erdoğan’ın zaferi; cemaatin de mağlubiyetiyle sonuçlanmıştı. Bu sürecin devamında Cumhurbaşkanlığı seçimi takvim olarak çok dar bir zamana tesadüf etti. 30 Mart 2014 seçimlerinde cemaatin paralel yapılanmasından hesap soracağını ifade ederek oy alan Başbakan Erdoğan’ın, şu ana kadar gözle görülür bir hesaplaşma yapamamış olması, bu hesap sormanın kısıtlı bir zaman aralığında mümkün olmadığı; bu mücadelenin belki yıllarca sürdürülmesi gerektiği gerçeğide ortada.

Seçimlerde desteğini veren halkın, Başbakan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması durumunda paralel yapıyla yapacağı hesaplaşmanın yarım kalacağı endişesi taşıdığı görülüyor. Peki hangi formül gerçekleşirse paralel yapıyla mücadele devam edebilir?

Şu iki senaryodan birisi gerçekleşirse cemaatin moral olarak çökeceği ve büyük darbe alacağı kanaativar.

Birinci senaryo da Başbakan Erdoğan Cumhurbaşkanlığına aday olmayacak. Cumhurbaşkanlığı için BeşirAtalay’ı önerecek. Bu senaryo gerçekleşirse “Erdoğan sonrası Ak Parti ne olacak?” sorusu da cevap bulacak. Erdoğan’ın karizmatik liderliğiyle Ak Parti yoluna devam ederken, paralel yapıyla mücadele devam edecek. Cumhurbaşkanlığı makamında cemaatin sevmediği ve Başbakanın paralel yapıyla mücadelede desteğini alacağı bir isim oturmuş olacak.

İkinci senaryo da ise, Başbakan Erdoğan Cumhurbaşkanlığına aday olacak. Başbakan Erdoğan’ın boşalttığı koltuğu kongreye kadar Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay dolduracak. Böylece cemaatin paralel yapısıyla mücadele devam edecek. Cemaat de psikolojik olarak bozguna uğratılacak. Ak Parti’nin kongresinde, o zamana kadar topluma daha iyi tanıtılacak olan, karizmatik yeni bir lider adayı MİT Müsteşarı Hakan Fidan olacak. Milletvekilliği seçimlerinde milletvekili seçildikten sonra Başbakan olması için önünde hiçbir engel kalmayan Fidan’ın paralel yapıyla mücadeleyi Erdoğan’ın bıraktığı yerden devam ettirecek, yıpranmamış bir isim olarak topluma sunulacak.

Bu iki senaryo, paralel yapıyla mücadeleye devam edilebilmesi için elverişli senaryolar. Paralel yapıyla mücadele rafa kaldırılması durumunda Başbakan Erdoğan’dan sonra boşalacak Başbakanlık koltuğu için Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş`un isimleri de konuşuluyor.

Tüm bunlar Ak Parti adayının Cumhurbaşkanı seçilmesi şartıyla vücud bulabilecek senaryolar. Muhalefetin “çatı aday” arayışları devam ediyor. Acaba muhalefet iktidarın elini güçlendirecek adaylar mı çıkaracak yoksa toplum tarafından kabul görmüş ve Ak Parti’nin adayıyla yarışalabilecek kapasitede bir adayı mı?

Bekleyip göreceğiz. Yakında nasılsa tüm bu sorularımız cevap bulacak.

4 Haziran 2014

Tarih: 04.06.2014 10:39