Bu yazı Cemaatle ilgili değil


Geçen yılın son ayında başlayarak gelişen ve dört bakanın istifasını da getiren önemli gelişmelerin irdelendiği A.Ş.Bedirhan’ın SAĞDUYUHABER’de yayımlanan “Aslında bu yazımın konusu Cemaatdeğil” başlıklı yazısı oldukça ilginçtir…

Okuduğum bu yazıyı kendi içinde tutarlı buldum. Ancak, dershane olayı ile başlayıp, 17 Aralık ve şimdilerde bankalara kadar uzanan bir çatışma ve mücadele var iki kesim arasında.

Muhalefet yeni bir hükümet çıkaracak potansiyelde bulunmayabilir.

Ancak cemaatin karşısında bulunan kesim defazlasıyla ileri gitmektedir, çünkü yolsuzlukları deşifre oldu; biliyoruz ki hükümetin içinde de, ta başından beri ve halen de cemaate yakın olanlar vardır. Kabinede, mecliste, bürokraside (yargıda, özellikle emniyette ve bürokrasinin diğer unsurlarında) cemaate yakın olduğu sanılanlar bulunmaktadır. Hükümeti devirmek de olmayabilir amaç, ama 17 Aralık süreci uyarmadır, ayar verilmiştir. İki taraf da birbiri üzerinde güçlerini denemektedir. Bunun sonu birbirini yoketmeyi denemeye kadar giderse; Türkiye için, istikrarsızlık ve kaosu davet edebilir.

Ancak ben, bunu dış güçler tezgâhladı görüşüne katılamayacağım. Çünkü iktisadi yollardan Türkiye gibi sığ bir mali piyasada, kriz çıkarmak zaten her zaman mümkündür. Bunu zaten yapabilirler, neden şimdi, yani sebep nedir?

Çok iyi durumda olmamız mı? Ne kadar iyi durumdayız, o kadar güçlendik mi? Kamuran İnan`ın görüşü doğrudur. Evet, zaten bunu Kürt kartı ile çok oynadılar, bugüne kadar istikrarsızlaştırmak, istedikleri çizgiye çekmek için Türkiye’yi. Ama başka neden ne olabilir? Ortadoğu politikası mı, yoksa dış politikada batıdan uzaklaşma mı? Batıdan uzaklaştığımız kanısında değilim. Zaten Washington mutabakatı doğrultusunda politikalar uyguluyor Türkiye…

Analiz birçok açıdan doğru, ama bence 17 Aralık sonrası olayların sebebi dışarıda değil, içeride!

12.10.2014

Dr. Zeynep CİRELİ

Tarih: 12.01.2015 11:27